Gebelik Döneminde Baba Adaylarının Tutumu Nasıl Olmalıdır?

Gebelik Döneminde Baba Adaylarının Tutumu Nasıl Olmalıdır?

Gebelik döneminde aile içerisindeki görevlere baktığımızda anne adayı kadar baba adaylarına da büyük pay düşmektedir. Baba adayları eşlerine her yönden destek olmalıdır. Kadınların gebelik zamanları, en hassas ve duygusal değişimlerin ve dalgalanmaların yaşandığı bir dönemdir. Öncelikle baba adayları duygusal değişimlerin bir süreç olduğunu bilmeli ve ona göre davranmalıdır. Bu bir süreçtir yani zaman içerisinde arada bir aşırı mutlu ya da az mutlu olabiliriz. Bu zıt durumlar sürekli olarak değişebilir. Aynı zamanda duygusal dalgalanmalar her ay aynı şekilde olmaz. Özellikle gebeliğin ilk aylarında gebe olan kadının duyguları çok sık değişecektir. Gebeliğe alışmaya çalışan vücutta çok çeşitli hormonlar devreye girmekte ve annenin ruh halinde dalgalanmalara yol açmaktadır. Baba adayları bilmelidir ki gebe bir kadının normalde olaylara vermeyeceği bir tepkiyi gebeyken verebilmesi mümkündür. Ruh halini değiştiren faktörlerin başında hormonların geldiği doğrudur. Ancak bunun nedenlerinde biri de anne adayının bebek için yaşadığı endişelerdir. Bebeğinin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelip gelmeyeceği hakkında endişeler yaşıyor olabilir. Doğum korkuları olabilir. Eğer bu endişeler bitmek tükenmek bilmeyen bir hal alırsa bir psikologdan yardım alınabilir.  Bunun yanında annenin kilo alması ve vücudunun eski formda olmaması da bazı anne adayları için sorun teşkil edebilmektedir. Gebelikte alınan kiloları bir an önce verme isteği anne adayında strese neden olabilir. Bu durumların sıklıkla artmaması için baba adayının annenin sürekli yanında olması ve ona desteğini hissettirmesi gerekmektedir. Hatta baba adayının anneye olan desteği bir psikoloğun vereceği destekten çok daha kıymetlidir. Bu süreci anne ve baba adayı birlikte geçirmelidir. Gerekirse baba adayının bütün desteği ve enerjisi annenin üzerinde olmalıdır. Bu süreçte annenin yaşadığı duygusal durumlar nedeniyle baba adayına gereksiz gelebilecek ağlama krizleri yaşanabilir. Bu durumda baba adayının, annenin hüzünlü halini anlamaya çalışmalıdır. Anneyi anladığını ve ona karşı empatik cümleler kurarak anneyi telkin etmelidir. Eğer aksi bir durumla yaklaşılır ve onun üzüntülü haline karşı anlaşılmasının zor olduğu yönünde söylemlerde bulunulursa durum daha da kötüye gidebilir. Anne tek başına girmediği bu serüvende tek başına kaldığını bile düşünebilir.

Baba adayının öncelikle bilmesi gereken ve hiç unutmaması gereken, bu dururumun geçici bir süreç olduğudur. Bir kadın bebeğini kucağına aldıktan sonra gebeyken yaşadığı bütün sorunları unutur. Yani yaşanılan bu karmaşık durumlar kalıcı değildir. Anne adayının bunca sağlık sorunlarıyla uğraşırken babanın yapması gereken sadece sabırlı davranmasıdır. Baba adayı bu süreçte annenin kafasında sorunları sürekli düşünüp daha da çoğaltmaması için bebeği doğduktan sonra birlikte yapacaklarından bahsederek annenin psikolojisini rahatlatır. Sorunlardan bahsetmek yerine hayallerden bahsetmek baba adayına da iyi gelecektir. Annenin sarf ettiği sözler, hormonların etkisiyle olduğunu bilmek gerekir ve buna göre davranılmalıdır.  Annenin babaya olaylar karşısında gösterdiği tepkiler her zamanki gibi olmayabilir. Bunun bilincinde olarak baba adayının da aynı tepkileri kesinlikle vermemelidir. Bu süreçte annenin stersini artıran her şey bebeğe de zarar verecektir.  Böyle durumlarda karşılaşıldığında yaşanılan sorunların üzerinde durmaya gerek yoktur. Bunun yerine sorunların yaşanıldığı ortamdan uzaklaşarak bir hava almak ya da farklı bir aktivitede bulunmak iyi gelebilir. Aslında baba adayı annenin duygusal durumundan faydalanıp bunu yarara dönüştürebilir. Bu dönemde anne çok duygusal olacağından baba adayının ona olan desteğini görürse buna bağlı olarak babaya daha çok bağlanır.

Anne adayının gebelikte aldığı kilolar ve vücudundaki değişikliklere karşı baba adayının kesinlikle olumsuz yorum yapmaması gerekir. Yalnızca kilo alımı değil; bacaklarda ya da karın bölgesinde çatlaklar, izleri vücudun çeşitli bölgelerinde tüylenmeler, meme ucunda koyuluk gibi farklı görüntüler karşısında olumsuz tepkilerden kaçınmalıdır. Bu durumları merak edebilir ancak bunu anne ile konuşmamalıdır. Bunların yanında annenin yüzünde ya da vücudunun çeşitli yerlerinde çokça sivilce çıkabilir, saçlar dökülebilir. Saçların dökülmesi, hamilelik döneminde çok normaldir. Çünkü annenin bütün vitaminlerinde olduğu gibi demir vitamini de bebeğe geçmektedir. Böylece annenin vücudunda kansızlık görülür. Bu kansızlık da anne adayının saçlarının dökülmesine neden olabilir. Bu gibi durumlarda da baba adayının annenin yanında olarak doğum yaptıktan sonra saçların yeniden eskisi gibi olacağını söyleyerek anneyi rahatlatmalıdır.

Gebelikte annenin ayakları şişebilir hatta bu şişlik öyle far edilir ki numara olarak ayaklar da büyüyebilir. Bu durumda anne önceki kıyafetlerinin yanı sıra ayakkabılarını da giyememek onu psikolojik olarak zor durumda bırakabilir. Baba adayı da annenin bu yeni durumuna kendini hazırlamalı ve on yeni kıyafetler ve ayakkabı alabilir. Bu süreçte yapılacak olan ufak sürprizler anneyi çok mutlu edecektir.



Ayrıca anne adayında bu dönemde göz kuruluğu olabilir ve gözlerinde ağrı olabilir. Geçici olarak az görme durumu ya da puslu görme durumları da yaşanabilir. Ancak endişelenmemek gerekir. Baba adayı ile birlikte ya da onun desteğiyle bir göz doktoruna görünmek gerekmektedir.  Hamileliğin bazı dönemlerinde, göğüsten süt sızabilir ve annenin kıyafetlerine de bu süt sızabilmektedir. Gebelikte alınan kilolar ve ciltte oluşan çatlakların yanında annenin yaşadığı yığınla bir sürü problem vardır. Bütün bunların yanında baba adayının yapması gereken anneye sabrını ve sevgisini göstermelidir. Hatta anneye sürekli olarak ona hamileliğin çok yakıştığını söyleyerek onu telkin etmelidir.

Anne adayları, özellikle gebeliğinin son aylarında geceleri sık sık uyanmakta ve yataktaki uyuma pozisyonlarını ayarlayamadığı için baba adayını da rahat ettirmeyebilir ya da sürekli uyanmasına neden olabilir. Baba adayı da anne gibi bu nedenle uykusuzluk problemleriyle baş etmek zorunda kalabilir. Uykusuz kalan bireyler, normal zamandakinden daha stresli olabilir. Baba adayı bu durumda kesinlikle sabırlı davranmalıdır. Kesinlikle ayrı uyumak gibi çarelere başvurmamalıdır. Eğer annenin böyle bir isteği olursa onun gerçekten istediğini anladıktan sonra annenin daha rahat uyuması için farklı yerlerde uyunabilir. Baba adayı, rahatsız olduğu için ayrı yatakta uyumak isterse anne kendini yalnız hissedebilir. Onun ruh haline bu durum hiç iyi gelmeyecektir.

Gebelik döneminde yine annenin yaşadığı uyku düzensizliği sebebiyle ya da vitaminlerdeki eksiklikler nedeniyle dikkat dağınıklığı ve odaklanamama problemi yaşanmaktadır. Bunun bir diğer nedeni de annenin aklının sürekli bebeğinde olmasından kaynaklanmaktadır. Annenin baş etmesi gereken problemlerden biri de unutkanlıktır. Annenin yaşadığı unutkanlık problemi, baba adayı için dalga konusu olmamalıdır. Anne adayı bu sebeplerden dolayı çok uykusu gelebilir ve yorgun hissedebilir. Annenin halsiz, yorgun ya da uykusuz durması, baba adayı için farklı bir yaftalamaya neden olmamalıdır. Her konuda olduğu gibi annenin yanında olmalı ve ona yapacağı işlerde de yardımcı olmalıdır. Çünkü özellikle hamileliğin son aylarında ev işlerini yapmakta da zorlanabilir. Ayrıca anne adayının midesiyle ilgili yaşadığı problemler de annenin eskisi kadar mutfak işlerinde verimli olmasına engel olabilmektedir. Bu durumda gebe değilken annenin mutfakta aktif olduğu kadar gebe olduktan sonra da baba adayının aktif olması gerekmektedir. Her durumda olduğu gibi bu durumda da baba adayının desteği şarttır. Bunların yanı sıra annenin sağlığı için gebelik egzersizleri yapılması da gerekmektedir. Bunları yaparken de baba adayı, annenin yanında olmalı ve gerekirse onunla birlikte egzersiz yapmalıdır. Baba adayının annenin bu egzersizleri yapması için teşvik etmesi bu noktada da destek sağlamak adına, birlikte bu egzersizleri yapması gerekir.

Herşeyden önce eşleriniz size Allah emanetleridir bunu bilerek hareket etmelisiniz. Hamilelikte karnında sizin yavrunuzu taşıyan ve oldukça naif olan bir varlığa erkekliğin erk kelimesine yakışır bir şekilde davranmalısınız. Onlar sizin hayat arkadaşlarınız, onlar sizin emanetleriniz ve onlar sizin aileniz. Eşinizi üzdüğünüz zaman onunla aynı duyguları paylaşan yavrunuzda üzülür. Bunun tam tersi eşinize destek olup onu her an mutlu ettiğinizde yavrunuzda mutlu olur. Tam tabiriyle babalık yapın baba olmak için değil.

“İçinizden zulmedenlere büyük bir azap tattıracağız!” (Furkan, 25/19);

“Zalimlerin ise hiçbir dostu ve yardımcısı yoktur.” (Şura, 42/8)

Gerçekten inançlı birer bireyseniz asla eşinize duygusal veya fiili olarak zulmetmeyin bilakis onlara avucunuzda olan bir kelebek misali davranın. Naif ve zarif varlıklar olduklarını asla unutmayın. Vesselam

Kaan Yiğit

Bir Kız babası iyi bir eş devamlı kendini geliştiren bir baba

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir