Güçlü aile Bağları kurmak için neler yapılmalıdır

Güçlü aile Bağları kurmak için neler yapılmalıdır

Anne ve bebek arasında hatta çocuk yaşı sayılabilecek yaşta bağlanmanın temel esaslarından birisi de, çocuklara ihtiyaçlarının onların esas ihtiyaç duydukları zamanda verilmesidir. Çocuğumuzun en büyük ihtiyacı ailesinden göreceği sevgi, ilgi, oyun. psikolojik teskin,  benzeri bir çok durum çocuğumuzun temel sayılan ihtiyaçları arasındadır. Çocuğunuz eğer sizden ilgi veya sevgi göremezse bu ihtiyacını mutlaka ileriki yaşlarında arkadaşlarına yönlendirecek ve uzun zaman sonrasında ise aile bağlarının kopuk bir birey olmasına kadar götürecektir . Mesela çocuğunuz sizden ” Anne veya baba gel oyun oynayalım veya gel bir boyama yapalım” şeklinde talepte bulunduğunda ” Şu anda felanca işim var sonra yaparız” demek yerine “bulaşıkları topladıktan sonra seninle bunu yapabilirim eğer sende istersen bana yardım edebilirsin” benzeri bir yaklaşım çocuğumuz ile aramızda kuracağımız bağı kuvvetlendirmiş olacaktır. Tam tersini düşünelim bir de… Mesela bizler çocuğumuzdan odasını toplamasını istiyoruz. O ise bize sürekli bizim ona verdiğimiz cevaba benzer bir cevap vererek sonra Anne deyip isteğimizi yerine getirmezse bizler ne hissederdik?

çocuğun anneyi kullanması yaklaşımı

Bizim toplumumuzda bazı zihniyetler yaşamaktadır. Bu sözüm ona süper anneler veya kendilerini böyle gören anneler  Çocukların ihtiyaçlarının zamanında gideren annelere sürekli “çocuğun anneyi kullanması” olarak göstermektedirler. Hatta bu malum anne gurupları çocukları ile bağlarını kuvvetlendirmek isteyen annelere “onun istediğini hemen yapma, yüz bulmasın” gibi telkinler vererek çocuk ile anne arasındaki bağları bir bir kopartmasına sebep olmaktadır. Fıtrat pedagojisine göre, insanın yaratılış mayası temizdir. Dolayısıyla yaratılışta kötü ‘olarak adlandırılabilecek davranış  aslında yoktur. Dünyaya geldiği an dan itibaren annesine çok kuvvetli bir bağ ile bağlı olan bebeklerimiz zaman içerisinde ihtiyaçlarını bazen ağlayarak bazen hırçınlaşarak bazende bunları bizlere konuşarak aktarabilirler. Bu huzursuzlukları aslında onların bizi kullanması değil kendi ihtiyaçlarını bizlere anlatma çabasıdır. Gelişim ihtiyaçlarını tamamlamak isteyen her çocuk oyunlar ile veya kendi dünyasında yaşadığı hayalleri ile gelişir. Çocuğumuzun bize ihtiyaç duyması, anne ve babanın bu ihtiyacı gidermesi aralarında her zaman çocuk anne bağı nı kuvvetlendiren etmen olacaktır.

Çocuğun muhtaçlığını çocuğun eğitim aracına döndürmek

Bizim en önemli olarak gördüğümüz diğer bir konu ise Çocuğun muhtaçlığını çocuğun eğitim aracına döndürmek isteyen yanlış ebeveyn davranışlarıdır. Yine bir örnekle bu olayı açıklayalım. Mesela çocuğunuz oyun kurmak istediği zamanda parka çıkmak veya dışarıya çıkarak etkinlikte bulunmak ister. Bizler eğer çocuğumuza odanı toplarsan dışarı çıkarız gibi bir şartlama getirecek olursak zaman içerisinde çocuğumuz ile bağlarımız kopmaya başlayacaktır. Anne su ver gibi bir cümle karşısında anneciğim bana lütfen su verebilir misin dersen sana su veririm gibi bir yaklaşımda bu bahsettiğimiz yanlış yaklaşımlar içerisine girmektedir. Konuya bir başka bakış açısıyla ekleyerek devam edelim .İsterseniz gelin empati yapalım. Bizim yaşlandığımızı ve bir su alamayacak kadar muhtaciyetimizin arttığını düşünelim. Çocuğumuzdan su istediğimizde o bize en ufak sert birşey söylemese sadece yüzünü ekşitse bile nasıl hissederiz? Çocuğumuza karşı birşey yaparken gerçekten mutlu olmalıyız. Mutlu olamıyorsak ta bunu hiçbir şekilde çocuğumuza belli etmemeliyiz.

Çocuklarınıza ihtiyacından Fazlasını Vermeyin

Her insan gibi çocuklarımız içinde ihtiyaçlarının vaktinde karşılanması ne kadar önemliyse ihtiyacı kadar karşılanması o kadar önemlidir. Eğer çocuğumuza bir ihtiyacını az karşılarsak eğer çocuk sürekli bizden tam tabiriyle sevgi dilenecektir. Tam tersi durumda ihtiyaçlarını fazla karşılamamız halinde ise çocuğumuzun becerilerini köreltmiş oluruz. Mesela çocuğumuz ilk başlarda kaşık tutma becerisine sahip olmadığından yemek yeme ihtiyacını karşılayamaz ve anneye muhtaç durumdadır. Anne ilk başlarda çocuğa yemeğini yemesinde yardımcı olur. Sonralarda ise kendisi yemesi için ona bir şans tanımaz ise çocuk bu beceriden uzunca bir süre mahrum kalacaktır. Oyunlarda da bu durum aynıdır aslında. Çocuğun annesiyle oyun ihtiyacı günde en fazla 3 saattir. Kalan zaman içerisinde kendi kendine oyun kurmayı öğrenmesi nesneleri tanıması ve olaylara karşı deneylerle reaksiyon göstermesi gerekmektedir. Eğer anneler çocuklarına bu ihtiyaçları için fırsat tanımayıp sürekli annenin kurguladığı oyunlarla oynarsa çocuk kendini bir fanus içerisinde gibi hissedebilir. Buda becerilerini körelterek anneye sürekli muhtaç olmasını sağlatır. Aslına baktığımızda ebeveynlerin birçoğu çocukluklarında kendi anne ve babasından görmediği ilgi veya sevgi boşluğunu kendi çocuğunda kapatmak isterler. Bu durumda çocuğumuzun ihtiyacı olandan çok fazlasını ona vermiş olurlar. Şimdi birçoğumuz çocuğumuzun ihtiyaçlarını karşılayabiliyor muyuz?diye düşünüyoruz. Bunu 2 şekilde gözlemleyebiliriz. Bunlardan birisi çocuğumuzun iştahı diğeri ise uyku düzenidir. Bir kişinin duygusal sıkıntıları varsa ilk etkilenecek şeyleri bunlardır. Anneleri ile güven bağı sağlam kurulmuş çocuklarda uyku ve iştah sorunları çok nadir gözlemlenmektedir. Nasıl bizler bir şeye moralimiz bozulsa bazen uykularımız kaçıyor bazense iştahımız. Aynı bu şekilde bir belirti çocuklarımızda da gözlemlenebilir.

Çocuğunuza Sarılmaktan Korkmayın

Eğer bir anne kendine ait bir farkındalık bilinci geliştirmemişse kendi annesinden ne gördüyse onu uygulamaya başlar. Mesela kendi annesinden kızdığında dayak yediyse kendisi kızdığında da çocuğuna aynı refleksi gösterecektir. Bunun ne derece de bir yanlış olduğunu bilse bile yine tekrar etme içgüdüsü ortaya çıkacaktır. Toplumsal olarak bizler çocuğumuzu çok seversek çabuk şımarır işte efendim kızını dövmeyen dizini döver benzeri tabular ile öylesine fazla donatılmış durumdayız ki, bu tabuları yıkıp çocuğumuza sarılmaya onu kucağımıza almaya korkar haldeyiz. Öfkelendiğimiz zaman çocuğunuza vurmak gerçekten son derece acziyet içerisinde oluşunuzun göstergesidir. Öfke halinde kendi öfkenizi bastırdığınız, bu durumu kendi çocuğunuza belli etmediğiniz kadar güçlüsünüzdür. Siz istediğiniz zaman çocuğunuza sarılmak sizin bir ihtiyacınızdır. Lakin çocuğunuz istediği her zaman ona sarılma olayını bir çok anne ve baba tarafından  fazla uygulanamaz. Bunun esas nedeni çocuğu şımartmamak olarak nitelendirilen çağ ötesi bir yaklaşım şeklidir. Bırakın annesine istediği her zaman sarılsın bırakın sizinle sımsıkı bağlar kursun. Bir çocuğa verebileceğiniz en büyük şey aslında sevgidir. Sevginin de en büyük göstergesi içtenlikle sarılmaktan geçmektedir.

Kaan Yiğit

Bir Kız babası iyi bir eş devamlı kendini geliştiren bir baba

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir