Bebeklerde Topuk Kanı alınması ile ilgili

Bebeklerde Topuk Kanı alınması ile ilgili

Bebeklerde topuk kanı alınması aslında doğum sonrasında yapılan testler arasında yerini almaktadır. Topuk kanı alınma şekilleri ve Nedenleri genellikle pek fazla değişmez.Bebeklere anne karnında, sağlıkla ilgili olası problemlere karşı önlem almak için çeşitli testler yapılır. Anne karnında yapılan bu testler, bebek doğduktan sonra da devam etmektedir. Anneler bebeklerini kucaklarına aldığında artık onlara kıyamaz ve bebeklerinin korunmasının onlara ait bir görev olduğunu düşünürler. Anneler için böylesine hassas bir dönemde, bebeklerden topuk kanı alınması çok zor gelmektedir. Hatta bu anlar annelerinin gözünden hiç gitmeyecek ve hiç unutmayacakları bir an olacaktır. Topuk kanı alınırken bebekler çok ağlar, annelerse onların bu durumuna kıyamaz. Fakat topuktan alınan bir iki damla kan, bebeğin olası hastalıklarında erken teşhis ve erken tedavi imkânı sağlayacaktır. Bazı aileler bu testi yaptırmamakta ama mutlaka yapılması gerekmektedir. Topuk kanı testi hakkında anne ve babaların merak ettikleri bazı sorular olmaktadır. Yazının devamında şu sorular ile topuk kanı testi hakkında bilgiler verilecektir:

  • Bebeklerde Topuk Kanı Testi Nedir?
  • Bebeklerde Topuk Kanı Testi Ne Zaman Yapılır?
  • Bebeklerde Topuk Kanı Testi Nasıl yapılır?
  • Bebeklerde Topuk Kanı Testi ile Hangi Hastalıkların Tespiti Yapılır?

Bebeklerde Topuk Kanı Testi Nedir?

Halk tarafından topuk taraması veya topuktan kan testi olarak tabir edilen bu test, eğer yeni doğan bir bebeğin herhangi bir hastalığı varsa bunun erken teşhisini sağalmamaktadır.

Aslında topuk kanı öncelikle olarak zekâ ve beyinsel olarak gelişiminde herhhangi bir sorun olup olmadığını ölçmektedir. Bazı bebeklerde rastalanan fenilketonüri ve konjenital hipotiroidiyi adlı bu iki hastalığın erken teşhisi ve bebekleri olası bu hastalıklardan kurtarmaya yaramaktadır.

FKU mental retardasyona sebep olabilecek olası durumun teşhisiyle 1960 yıllarında ABD ve Avrupa’da yeni doğan bebeklerde tarama programları başlatılmıştır. İl defa 1960 yılında ABD’de ortaya çıkan bu test, günümüzde en fazla fenilketonüri, hipotiroidi, biotinidaz eksikliği ve kistik fibrozis tespitini sağlamaktadır. Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı tarafından 1993 yılından bu yana her yeni doğan bebeklere düzenli bir şekilde topuk kanı taraması yaptırmaktadır. Fenilketonüri ve Hipotiroidi taramaları düzenli olarak takip edilmektedir.

Konjenital Hipotiroidi dendiğinde insanlar, bunun içeriğini merak etmektedirler. Bunun anlamı özetle bebeklerde doğuştan gelen bazı trioid bezninin süreç içerisindeki bazı gelişimsel bozukluğudur ve mutlaka bir doktora danışılmalıdır. Bu durumların doğuruduğu hastalıkların tanısını belirlemek aslında güçtür. Fakat topuk kanıyla mümkün olabilmektedir. Ayrıca bundan dolayı doğan hastalıklar tedavi edilmezse ciddi zekâ geriliği hastalıkları, cücelik gibi pek çok yapısal bozukluklar ortaya çıkabilmektedir. Tabii erkenden teşhisi sağlanırsa çok kolay ve az maliyetle bu hastalık tedavi edilebilir.

Fenilketonüri ise, yaşamın sürdürülebilmesi için gerekli kimyasal tepkimelerin bozukluğuyla ilgili bir hastalıktır. Bu hastalık ülkemizde yaygın olarak görülmektedir. Bu hastalığın vücuda girmesiyle beraber çocuklarda zekâ ile ilgili bir problemler olabilmektedir. Tedavi edilmezse bir zekâ geriliği olması muhakkaktır.

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından tüm bu hastalıkların teşhis ile önlenmesi amaçlanmaktadır. Topuk kanı bunun için gerekli bir tetkiktir. Bebeğin topuğundan alınan iki-üç damla kan bir filtre kâğıdına bastırılarak Sağlık Bakanlığına incelenmesi için gönderilmektedir. Aslında bu Türkiye devletinin vatandaşlarına ücretsiz olarak vermiş olduğu bir hizmettir. Bundan bütün vatandaşlar bebeklerinin ve toplumun yararına yaptırması gerekmektedir.

Bebeklerde  Topuk Kanı Testi Ne Zaman Yapılır?

Bebek doğduktan sonra düzenli olarak bebeklerde yapılan işitme ve görme, kalça çıkıklığı gibi bir takım testler yapılmaktadır. Bunlar da erken teşhis ve tedavi için yapılan tetkiklerdir.  Bu testlerden bir diğeri de topuk kanı testidir.

Öncelikle topuk kanı testi zekâ testi olarak da bilinir. Çoğunlukla bebek doğduktan üç gün içerisinde bebeğin topuğundan bir miktar kan alınması işlemiyle gerçekleştirilen bu test ile birçok beyinsel veya gelişimsel olası hastalıklar teşhis edilerek erken tedaviyle hastalıktan kurtulmak mümkündür.

Bebeklerde topuk kanı alınırken dikkat edilmesi bazı zaman dilimleri vardır. Eğer bebek doğması gereken zamanda doğmuş ise hastaneden çıkmaya yakın bir zamanda alınmalıdır. Topuk kanı, bebek doğduktan sonra en az yirmi dört saat geçmiş olması gerekmektedir. Topuk kanı erken alındıysa bebek doğduktan iki-üç gün içerisinde topuk kanının tekrar alınması gerekmelidir. Zamanında alınmayan topuk kanlarında testin tekrarlanmaması adına uygun zamanda yapılması tavsiye edilmektedir.


Bebeklerde Topuk Kanı Testi Nasıl Yapılır?

Bebeklere yapılan Topuk kanı testi, yeni doğan bebeğin ayak topuğuna hafifçe bir iğne batırılır ve sıkılarak alınan kanla yapılır. Bebeğin topuğuna iğne ile minik bir delik açılır. Kanın az gelmesi halinde bebeğinizin topuğunun sıkılmasına anne ve babalar dayanamamaktadır. Fakat topuktan kan çıkması için biraz sıkılmasında sakınca hiçbir yoktur. Akan kan, özel filtre kâğıtlarına emdirilmesi sağlanır ve bu filtreli kâğıt daha sonra soğutulması sağlanır. Bu esnada bebekler ağlamaktadır. Fakat merak edilmesi gereken bir durum değildir. Bu durumlarda anne ve babalar güçlü davranmalıdır.

Topuk kanının alındığı filtreli kâğıt gerekli şekilde soğutulduktan sonra örnek, Sağlık Bakanlı tarafından laboratuvara gönderilerek tarama gerçekleştirilir. Sonrasında zımba ile bu halkalar çıkarılır ve sağlık bakanlığı tarafından gönderilen test laboratuvar ortamında incelenir.

Bebeklerde  Topuk Kanı Testi İle Hangi Hastalıkların Tespiti Yapılır?

Bebek dünyaya geldikten sonra bebeğin topuğundan alınan kanla birçok hastalık tespit edilmektedir. Fakat bunların yanında pek bilinmeyen tespit edilen hastalıklar arasında gen bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan bazı kalıtsal hastalıklardan kaynaklanan bonlarca hastalık tespit edilmektedir. Tespiti yapılabilen diğer hastalıklar şunlardır:

Fenilketonüri: Bu hastalık toplum tarafından çok bilinen bir hastalık değildir. Fakat çok ciddi zekâ geriliği yapabilecek bir hastalıktır. Kandaki ve vücut sıvılarındaki bazı kimyasal etkileşimlerin gerçekleşmemesi ya da bu maddelerin fazla olması sebebiyle gerçekleşen bir hastalıktır.

Bu hastalık, anne karnında bebeğin beslenmeye başlamasıyla kanda birikip beyinde olması gerektiğinden fazla kanın birikmesiyle meydana gelmektedir. Böyle bir durum bebekte gerçekleşirse ciddi zekâ geriliği ve nörolojik hastalıklar meydana gelebilmektedir. Bu durumun tespiti doğumdan sonra yapılan topuk kanıyla tespit edilerek tedavisi mümkündür.

Hipotiroidi: Bu hastalık bir tiroid hastalığıdır. Ortaya çıkması, tiroid bezlerinin gerektiği şekilde işlememesi ve bunun sonucunda vücuttaki büyüme ve gelişmeyi sağlayan tiroid hormonlarının olması gerektiği gibi çalışmamadır. Annenin iyot oranındaki eksiklik nedeniyle de bebekte bu hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Teşhisi konulamayan bebeklerde hipotiroidi hastalığında bebeklerde beyin hasarları olabilmektedir. Ancak erken teşhisle uygun tedavi uygulandığında böyle durumlardan kurtulmak mümkündür. Tedavisinin, bebeğin vücudunun üretemediği hormonun ağız yoluyla verilmesi ile hastalığın tedavisi mümkündür.

Biyotinidaz Azlığı: Bu hastalık bir vitamin eksikliği hastalığıdır denebilir. Burada vücuttaki protein ve yağların eksikliği söz konusudur. Bu hastalığın kısa sürede tespiti ve tedavisi yapılmalıdır. Eğer erken teşhis ve tedavi olmazsa burada da bebekte ciddi nörolojik durumlar meydana gelebilmektedir. Tedavi şekli ise çok basittir. Bebeğe yine ağız yoluyla verilen bir biyotin sayesinde hastalığın geçmesi mümkündür.

Galaktozemi:  Bebeklerde yeterli süt şekeri emiliminin gerçekleşmemesi sonucu ortaya çıkar ve bu bir canlıda oluşması gereken kimyasal tepkimelerin oluşmaması durumunda ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığa yakalanan bebeklerde sarılık, sık sık kusma, ishal gibi dışarıdan gözlemlenecek belirtiler ve karaciğer büyümesi gibi tetkikler sonucunda gözlemlenebilecek hastalıklar olabilir. Bu hastalık da böbrek yetmezliğine ve zeka geriliğine neden olabilmektedir.

 

Burada yazılan yazılar hiçbir şekilde tıbbi tedavi olarak kullanılamaz. Bizler sizlere bazı araştırmalarımız ve deneyimlerimiz sonucu elde ettiğimiz bilgileri aktarmaktayız. Özetle aklınıza takılan tüm şeyleri doktorunuza sormalı en doğru bilgiyi ve tedaviyi onların nezaretinde sağlayabileceğinizi asla unutmamalısınız.

Kaan Yiğit

Bir Kız babası iyi bir eş devamlı kendini geliştiren bir baba

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir